You're new here, aren't you?
Click Connect with Facebook to join NetworkedBlogs. NetworkedBlogs is a community of bloggers and blog lovers. Join the fun, add your blog, and connect with others who read and write about subjects you like.
Kemalizmi Zürcher ile Tanımlamak
Türkiye’de herhangi bir ideolojinin sağlıklı (ve eleştirel) bir şekilde tartışılabilmesi, doğru yerde, doğru insanlarla ve doğru zamanda toplanabilmeyi gerektiriyor. Aksi takdirde tartışmada öne sürülen argümanlar, reaksiyoner olmaktan öteye gidemiyor. Söz konusu Kemalizm olunca, bu gerekliliklere verilen önem daha da artıyor. Oysa Kemalizm de diğer düşünce akımları gibi kendi içerisinde tutarlılıkları ve tutarsızlıkları bulunan, bazen zamanın gerçeklerini tanımlayan ve anlamlandıran bazense anakronik bir yapıya bürünen bir ideoloji değil midir? Evet, fakat bir farkla: Her ne kadar Kemalizmi kendi dönemi içerisinde değerlendirmek gerekiyorsa d
Coelho ile Kazananı Aramak
Eleştiri: Paulo Coelho, Kazanan Yalnızdır, Can Yayınları, Eylül 2009. Türkçesi: Celal ÜsterCoelho okuru olmak kolay değildir. Her şeyden önce bir “bestseller” okurusunuzdur; yazarla aranızda kurmak istediğiniz o özel bağlantının, eşzamanlı olarak belki de yüz binler tarafından kurulduğunun hayali bile üzerinize yürür kimi zaman. Dahası, otobüste Coelho okuyor olmak sıkıntılı bir süreçtir; ne okuduğunuzu anlamaya çalışan meraklı gözler, sırf kitabın kapağına bakarak bunun “o yeni çıkan kitap” olduğunu anlar anlamaz bir farklı bakarlar size. Aslında tüm çehreler kederli ve isyankârdır Pazartesi trafiğinde; fakat elinizde
Güle Oynaya Eve Dönerken
Türkiye’de son bir haftadır olup bitenleri anlamak yine güç… Her ne kadar atılacak adımların sinyalleri bundan 4–5 ay kadar önce Abdullah Gül ve çeşitli bakanlar tarafından demeçlerinde (açılım adı altında) kısaca belirtilmiş olsa da, Türkiye’nin sürüncemede kalmış sorunlarına bir nevi “shock therapy” uygulandığı kanısındayım. Uzun soluklu ve sonuçlanmama riski yüksek diyaloglara girmek ve bu diyalogları toplumla ve tabi ki muhalefetle paylaşmak yerine hükümet, kapalı kapılar arkasında formüle edilmiş planları, kamuoyuyla paylaşmadan önce uygulamaya sokarak (örneğin eve dönüş) herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Ne yazık ki bu
Sistemin Altyapısal Sorunu
Bu yazı, “insanlığın bittiği nokta”yı göstermek için yazılmadı. Varsa bile böyle bir noktayı tekilliğe indirgemek fazla iyimser kaçıyor. Nokta, çizgiye dönüşüyor, uzayıp gidiyor. Bizim isteğimiz, sabah sabah kahvenizin boğazınıza takılması… Ki öksürün biraz, görüp de sadece oturduğunuz yerden sitem etmekle yetindiğiniz şeyler dışarı çıksın. Bu sebeple sel sonrası akıllarda kalan birkaç kareyi yorumluyoruz. Amacımız yaşanılan acıyı paylaşmaktan öteye gidiyor… zaten acımız paylaşılamayacak kadar büyük. Hatırlar mısınız? (bizim hatırlamak konusunda pek beceriksiz bir nesilden geldiğimiz söylenir) İstanbul Val
Karabaş-ı Veli Dergâhı’nda bir akşam
Bir romanın dört ayda 115 baskı yapmış olması, romanın yazarı Elif Şafak olunca şaşırtıcı gelmese de kulağa, kitap okumayı pek sevmeyen halkımızın neden “Aşk”a bu denli ilgi göstermiş olduğu sorusunu düşündürmüyor değildi bana. Dahası, şu ana kadar hiçb
Not enough data.
Calculated for blogs with 20+ followers.
- Zekai KIRAN
ekonomi, siyaset, sivil toplum
- Nuh Azgınoğlu
C#, Bilişim, Şiir
- Timeturk
haber, dünya, siyaset
- Şiir
Şiir, Poetry, Şair
- Carlo Raingini Blog
raingini, siyaset, felsefew
Questions? contact: networkedblogs@ninua.com
Copyright (C) 2008, Ninua, Inc.